İletişim Yayınları yayınladığı Dersim Raporu adlı kitapla, önemli bir kaynağı okurla paylaştı. Kitapta, karanlıkta bırakılmak istenen Dersim katliamına ışık tutuyor. Kitabın hikayesi de ilginç, Dersim Raporu kitabını yayına hazırlayan İzzedin Çalışar’ın dedesinin kitaplığından çıkmış bir kitap. Çalışlar’ın dedesi Kurtuluş Savaşı komutanları arasında yer alan Orgeneral İzzetin Çalışar’dır. Kitabı yayına hazırlayan Çalışar, kitabın önsözünde kitapla ilgili bilgi vermiş. Yazarı ve yayım tarihi tam olarak bilinmeyen ancak “gizli”, “kişiye özel” ve “kayıt altında” sadece 100 adet basıldığını kitabın kapağından belirtildiğini söylüyor Çalışarlar.
Dedesinin 2. Ordu Kumandanı olduğundan, bir nüshasının da dedesini verildiğini söyleyen Çalışlar, kitabın 1933’ün son çeyreği ya da 1934’ün ilk aylarında yayınladığını ifade ediyor. 1972’de Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı tarafından yayımlanan “Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar” kitabın benzer içerikte olduğunu ve Dersim kitabının bu çalışmayı da tamamlayıcı işlevi gördüğünü belirtiyor Çalışlar.
Kitapta, 1937-38 Dersim’e yönelik hareket öncesinde Dersim’e yönelik askeri harekatlar ve hükümet tarafından uygulanmak istenen politikaları bir kez daha öğreniyoruz. Ki bu politikalar hayata geçirildi. İnkarcı ve asimilasyoncu politikaları Dersim Raporu’nda “Dersim ıslahı için önerilerde” yine görüyoruz:
A-Ana yolların inşası,
B-Silahların toplanması,
C-Reislerin, bey ve ağaların, seyitlerin bir daha geri gelmemek üzere garbî Anadolu’ya nakli,
D- Reisler alındıktan sonra halkın da en şerir olanlarının Dersim’den çok uzak olan ovalara sevki ve öz Türk köyleri içerisinde dağıtılması, Dersim’de kalacak olanları da reislerden istirdat olunacak araziye bağlamak teşkil eder. (s.249.250)
Dersim’i insansızlaştırmaya yönelik olan barajların yapımı da o zamanda öngörülmüş. Dersim Raporu kitabında “İcap edilen yerde blok havuzlar yapılması” da Dersim’in ıslahı için öneriler tedbirler arasında. Dersim’e yönelik uygulanması öngörülen ve sonra hayata geçirilen politikalar üç ana başlık altında özetlenmiş;
1- Dersim’de bugünkü vaziyetin idamesi tehlikelidir. Bu vaziyet Dersimli’nin maneviyatını takviye etmektedir.
2- Dersimli okşanmakla kazanılmaz. Müsellah kuvvetin müdahalesi Dersimli’ye daha çok tesir yapar ve ıslahın esasını teşkil eder.
3- Dersim evvela koloni gibi nazarı itibara alınmalı, Türk camiası içinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra ve tedricen öz Türk hukukuna mazhar kılınmalıdır.” (s. 250- 251)
Birçok yerde olduğu gibi Dersim’de de zorla ve şiddetle inşa edilmek istenen ulus-devlet zihniyetini Dersim Raporu’nda bir kez daha görüyoruz. Söz konusunu kitabın karanlıkta bırakılmak istenen Dersim katliamının aydınlatılması için önemli bir kaynak.

